Doğru mu Yanlış mı

Yorum · 1132 Görüntülenme · Okuma Süresi: 2 dakika

Ben doğrumla ve yanlışımla sarılacağım kendime peki ya sen?

Bu günlerde kaybolmuş hissediyorum. Dolabın kapaklarını açıp o dağınıklığın arasında kendimi arar oldum. Huzursuzluk sarıyor bedenimi adlandıramadığım. Bunun sebebini arıyorum, bu huzursuzluk hangi benden ve bu bene etki eden şey ne? İyi bir etkisi yok kalbim ve tüm vücudum bir doluluk hissediyor, karmaşıklık. Ne doğru ne yanlış bunları arıyorum. Bu günlerde çok fazla yanlış yönlerime değindi insanlar. Susarak bile değinebilenler vardı. Konuşarak ifade edenler tam bir fiyaskoydu tabi. Beni ben yapan doğrularım ve yanlışlarımı söyleyebilirlerdi lakin beni bunlar oluşturuyordu doğrularım ve yanlışlarım. Fazla diken üstünde hissettiriyordu. Bir şey yaparken yahut yaptıktan sonra bir duruyordum, doğru mu? Soruyordum kendime sizi her şeyinizle kabul etmediklerinde, doğru ya da yanlış her neyse bunun üzerinde o kadar çok duruyordum ki. Huzursuzluk içimi yiyiyordu. Bir saat önce yine fark ettim bunu. Bir anda bir huzursuzluk ve kendini sorgulama hali. Doğru ya da yanlış olan yaşam yaşam mıydı? Ya da doğru ve yanlış neydi? Herkes, her yaşam farklıydı bu da farklı doğruları ve yanlışları doğururdu. Bir şeye kesin yanlış demek ya da doğru demek mantıklı gelmiyor. Böyle mantık çerçevesi içerisinde düşünebilirken ve bunları bilirken neden bu huzursuzluk içimde yer ediyordu? Bu tam olarak hayatınızda yer eden insanların sizin yanlış yönlerinizi kabul etmediğinde gerçekleşiyor. Evet insanların ne dediği kimin umrunda değil mi bu pek öyle olmuyor birbirimizden etkileniyoruz ve bu toksiklik bizi zehirliyor. Çok sonradan farkediyorsunuz iş işten geçiyor zehirlenmiş oluyorsunuz ve kendinizi iyileştirmeye çalışıyorsunuz. Uzun ve yorucu bir süreç. Evet doğru ya da yanlış, insanlar kimlikler bu kadar farklıyken bunu aramak ya da birbirimiz üzerinde sorgulamak, birine illa sen yanlışsın demek ne anlam ifade edecekti ki?

Evet değiştirebilirsiniz düşüncelerinizi söylersiniz ona uyarsa kabul eder lakin uymadığında bunu kabul edebilecek bir saygı gerekiyor. Bu saygı olmadığında huzur yok olur. Birbirine bir şey anlatan duvarlara dönüşür herkes. Örneğin ahlak kuralları, toplum gereğince oluşturulan doğruların olduğu kurallar. Buna uymadığınızda direkt ahlaksız konumunda bir değer biçiyorlardı size. Benim ahlak kurallarım kendi koyduğum kurallardır çok egoistçe algılanıyor belki bu sözlerim fakat kendinizi değersizleştirmeden vizcdanınızla oluşturduğunuz kurallar. Her vicdan yapısı  aynı değil tabi ya da kendimizi koyduğumuz yer de bi tabi farklı. Kendi kurallarım diye kurallarınız bir başkasının hayatını etkilemediği sürece bunda bir yanlış ya da doğru göremiyorum.

Sadece bir insan var değil mi yanlış ya da doğru bir hayat var size kalan şey bunu kabul etmek saygı duymak, bu sizin için zorsa derhal terkedin orayı. Öyle olması gerekmez mi hiçbir yerde mecbur değiliz seçimler var kabul edişler var öyle akıp gidiyor zaman ellerimizden ama insanları yanlışlarıyla doğrularıyla kabul etmeyi öğrenmediğimiz sürece bir şeyler yolunda gitmeyecek. Siz bunu öğrenmek istemesenizde illa öğreneceksiniz. Ya da kafanızda yarattığınız o mükemmel birini sonsuz bir boşlukta arayacaksınız. Ben doğrumla ve yanlışımla sarılacağım kendime peki ya sen?

Yorum
Can Gürsoy 4 yıl önce

Yanlışta doğrumda benim