KAPİTALİZMİN RAMAZAN BAYRAMLARI

Yorum · 876 Görüntülenme · Okuma Süresi: 2 dakika

Geçen Ramazan Bayramlarından birinde, bayram boyunca "Ramazan Kampanyası" adı altında Finansbank'ın bir CardFinans reklamı dönmüştü reklam kuşaklarında.

Geçen Ramazan Bayramlarından birinde, bayram boyunca "Ramazan Kampanyası" adı altında Finansbank'ın bir CardFinans reklamı dönmüştü reklam kuşaklarında. Reklamda, markette alışveriş yapan kadının karşısına çıkan banka elemanı, sözde ödeme kolaylığını öne sürerek, kadının önüne sürekli daha büyük boy market alışveriş arabası koymakta (sanırım üç sefer sonunda kadının önüne koyduğu market arabasının boyutları en sonunda banka elemanının boyunu geçiyordu) ve sürekli tekrarlanan "daha büyük, daha büyük" mottosuyla da cinsel bir çağrışım yapılmaktadır (büyük her zaman iyidir, yatakta da markette de der gibi). Ancak zaten bütün Ramazanlar'da gidin markete ve alışveriş yapanları bir gözlemleyin, herkesin neredeyse 2-3 günde bir markete gidip o koca koca market arabalarını ağzına kadar doldurduklarını göreceksiniz. Sanki bütün bir yıl yemek yememişler ve bütün açlıklarını ramazana saklamışlar gibi. Oysa aldıkları o yiyeceklerin yarısı hiç dokunulmadan bozulup çöpe atılacak ve "onlarca aç insanın hakkı" da böylece çöpe gitmiş olacak. Ancak banka reklamı, bize bunun da yetmeyeceğini söyleyerek "daha büyük" yani "daha çok" alış veriş yaparak, market arabası doldurarak Ramazan'ı sırf yiyerek, yiyemediğimizi de çöpe atarak ve sonra gidip tekrar aynı alış verişi tekrar ederek geçirmemizi söylüyor. Yani bir bakıma sizin Ramazan'daki bu açlığınız veya Ramazan anlayışınız kapitalizm tarafından yaratılarak, kapitalizme daha fazla hizmet etmeniz sağlanıyor.

Hatta, Ramazan'daki Coca Cola reklamlarına bakarsanız, Ramazan'a kadar genelde kutu cola üzerinden bireyselliğin ön plana çıkarıldığı reklamlar piyasaya sürülürken, Ramazan'da 2.5 litrelik  kolayla birlikte bir tek kuş sütünün eksik olduğu, ağzına kadar yiyecekle donatılmış bir masanın etrafına konuşlandırılmış geleneksel kalabalık/geniş Türk ailesi öne çıkarılmaya başlanıyor. Amaç, yine sizi Ramazan'da tıka basa yemeye ve alış verişe sevk etmek...

Yine siparişle ürün satışı yapan kanallardan bir tanesinde reklamı yapılan "zayıflama bandı"nın tanıtımında da "Ramazan yemek ayı, daha çok yemek ayı" diye bir cümle geçiyor; yani Ramazan'da rahatça daha çok yiyebilirsiniz, çünkü daha sonra sizi zayıflatacak bir bant var demek istiyorlar, ama bunu derken yine Ramazan'ı daha çok yemek ile ilişkilendiriyorlar (bir de eve alınan o koşu bantları sizi zayıflatmak bir yana, daha çok 'çamaşırlık' görevini görüyor bir süre sonra).

Sonuç olarak bir "oruç ayı" olan Ramazan, kapitalizm tarafından bir "yemek ayı"na dönüştürülmüş durumda çoktan. Siz de yaratılan, bütün gün açım iftarda/sahurda daha çok yemeliyim algısıyla, aslında asla yiyemeyeceğiniz, ihtiyacınızdan çok daha fazlası size satın aldırılıyor... Ve bunun için Ramazan'da ayrı bir reklam politikası izleniyor!   

Yorum
Daha fazla