Doğa ve İnsan Üzerine

Yorum · 1226 Görüntülenme · Okuma Süresi: 2 dakika

Doğada nasılsa, içimizde de o öyle.
Yukarıda nasılsa, aşağıda da öyle.

İnsanlar kendi tarihleri boyunca hayatlarını oldukları yerden ileriye taşımak için daima doğayı örnek almışlar. Örneğin bir doğa yasası: Eğer bir akışkan hareket halindeyse, sahip olduğu potansiyel enerjiye ilaveten hızından doğan kinetik enerjisi de mevcuttur. Bu ilkeye göre bir akışkan akımında bu enerjilerin toplamı değişmez. Buna göre eğer bir akışkanın hızı bir noktada artı­yorsa orada basıncı düşer, hızı azalıyorsa o noktada basıncı artar. Doğadaki bu yasa, Leonardo Da Vinci’nin doğadaki Süreklilik Yasası’nın keşfine neden olmuştur. Bu yasaya öre suyun akış hızı boğazın darlığı ile doğru orantılıdır. Yani suyun hızı nehrin daraldığı yerde artar, genişlediği yerde azalır. Bu doğa yasasını kullanarak, yani doğaya bakıp onu örnek alarak, Harvey’in kalp hareketleri ve atardamarların o hareketler karşısında aldığı durum ile ilgili tespitler ile birleşince ortaya Bernolli Yasası’nın önemli bir kısmı çıkmış oluyor. Harvey’in kitabına göre, kalp büzüldüğü zaman atardamarlardaki kan basıncı da artar, gevşedikçe de basınç azal­ır. Örneğin gökyüzünde uçmak için tasarlanacak olan araçlar için de yine doğaya; kuşlara bakılır. Kuşların ilk başta bahsettiğim Bernolli Yasası’na karşın nasıl uçtuklarını anlamak için kanatlarının şekline bakılıp, uçaklar da ona göre tasarlanmıştır. Uçağa/kuşa burun kısmından kuyruk kısmına doğru yan taraftan bakılırsa kanat kesitinin ön kısmının bombeli olup arka kısma doğru daralan ve en uçta sivrilen bir yapıya sahip olduğu gö­rülür.

Bu tarz doğa yasalarının insan hayatına yedirilmiş olması bende uzun bir süredir “Acaba doğaya bakarak kendimizi de anlayabilir miyiz?” Veya “Başkaları ile olan ilişkilerimizin matematiğini de doğa ile daha anlaşılabilir hale getirebilir miyiz?” şeklinde sorulara itmişti. Doğada, onun kanunlarına göre, bir şey ne kadar kuvvetli ise; bir diğerini ezme, parçalama, yıkma yetisine sahiptir. Aynı şey bizim için de geçerlidir. Bir duygu ne kadar kuvvetli ise, bizi ezme, parçalama veya yıkma yetisine sahiptir. Aşkın kuvveti ne kadar fazla ise, o kadar parçalar. Hayal kırıklığı ne kadar kuvvetli ise, bizi o kadar yıkar. Belki fazla muğlak. Ancak içimizdeki dünyayı, dış dünyanın yasalarına yormadan yapamıyorum. Sanki insanlığın cevaplarının bilinemez olduğunu düşündüğü bütün soruların cevapları aslında doğada gizliymiş ve ancak doğaya bakarak yaşamın gizemlerini çözebilirmişiz gibi hissediyorum çok uzun zamandır.

Yorum