ŞEHVETTEN VE YASAK OLANDAN
ALINAN İLHAM : WARHAUS

1988 doğumlu Belçikalı İndie Rock grubu Balthazar'ın solisti,gitaristi ve bazen de klavye çalarken gördüğümüz müzisyen Maarten Devoldere tarafından kurulan, onun solo projesi olan bir grup Warhaus.
2004’te 18 yaşındayken Jinte Deprez, Patricia Vanneste, Joachim Quartier ve Koen Verfaillie ile Balthazar’ı kuran Maarten Devoldere, o grup için de şarkı yazıyor ve besteliyor. Fakat kendi solo projesi için de duyguları ağır bastığı için Balthazar'dan ayrılıp bu gruba yönelmeye başlıyor.
Sesi ve tarzıyla Leonard Cohen'i andıran ve zaten onun da büyük bir hayranı olmasıyla birlikte gelişen şarkıları ve yazarlığı dikkat çekmeye başlıyor.

İlk single “The Good Lie” 12 Mayıs 2016'da yayınlanıyor.
Şarkıyla birlikte daha ilk saniyelerinde yılanları inlerinden uyandıracak kadar cüretkarken aynı zamanda kadın vokalle olan o büyülü, dans eden atışma sayesinde de oldukça davetkar.
“Yaptığımız en iyi yanılsamalar
Sahte olmadığımız kişiler.
İyi yalanlara sadık kalıyorum.”
Ardından hemen sonraki ay 24 Haziran 2016'da “I'm Not Him” yayınlanıyor.
Sesiyle her yere kıvrılıp ulaşmayı başarabilecek kadar özel bir tekniği var Maarten'in. Sözleriyle üstelik bir anda karşısındakini överken, şarkının sonuna varmadan güzel ve alımlı bir aşağılamayla karşılaşabiliyorsunuz.
“Seni sevmek kolay değil, biliyorsun.
Ama yok olmak bir lanet değil yani.”

Sonrasında sırasıyla 6 adet single daha yayınlanıyor birer ay aralıklarla.
“Bruxelles”, “Memory”, “Beaches” ve konserlerde herkesin hep bir ağızdan ezbere söylediği “Love's a Stranger”...
“Mad World” ve “Everybody” isimli şarkıların da yayınlanmasının ardından 2 Eylül 2016'da “We Fucked a Flame Into Begin” isimli 10 şarkıdan oluşan albümleri yayınlanıyor nihayet Warhaus'un. İlk albümün kayıt sürecinin bir teknede olduğunu biliyoruz. İlk albüm için Jasper Maekelberg ile birlikte çalışıyorlar.
Albüm ve şarkıların genel temaları aslında oldukça hayatın içinden ve belki de kimilerine göre bastırılan duygular.
Aşk, Şehvet, Aldatma ve Yalanlar üzerine...
“Machinery” isimli parçanın video klibi Nick Cave parodisini andırsa da, şarkıya oldukça yakışan bir görüntü şöleni olduğunu söyleyebiliriz. Şarkının oldukça akılda kalan melodisi ve dönencesi, insanı arka arkaya dinleme isteği uyandırıyor ve setlistte yerini sağlam bir şekilde alıyor. Albümün en favori şarkısı olmasına rağmen çok büyük bir süksesi yok, (Sonraki albüm ve Love's a Stranger kadar yok en azından) sadece gerçek hayran kitlesi duruma mutabık.
“Ve kendinizi bölün
Ayık ve sarhoş
Kendinizi bölün
Yaşlılığa ve gençliğe
Ve kendinizi bölün
Güzelliğe ve gerçeğe
Şimdi makine gitmene izin vermiyor.
Tebrikler !”
İnsanların varoluşsal mücadelelerinden epey ilham alan Maarten, bunu sadece sözleriyle değil insan sesleriyle ve kafasındaki melodilerle de ifade etmeyi seviyor. “Wanda” bunun çok güzel bir örneği.
“Memory” şarkısında ise mükemmel nakarat ve yine genel anlamda şarkılara backvokal yapan Sylvie Kreusch'u duyuyoruz.
“Omurga olmadan bir çatlak nedir ?
Benim değilken aşk nedir ?
Bozukluk olmadan şans nedir ?
Yapabileceğim bir şey var mıydı ?
Beni senin işine dahil etmek için.”
Maarten'in sesi aynı zamanda Serge Gainsbourg ve Tom Waits gibi isimlere de benzetilirken kendisi mütevazi bir şekilde bunları geri çevirip sadece izlerini bulmaya yaklaştıysa bile şanslı olduğunu dile getiriyor her seferinde.
Sakin ve dingin huzurlu hissettiren bu sese kulak vermeye devam ediyorsak hazır olun! Çünkü grubu sonlandırmadan hemen önceki, kendileriyle aynı ismi taşıyan son albümleri ile kendi müziklerine de bambaşka bir boyut kazandırıyorlar.
Arsız ve gezgin bir Dolunay çetesi, beş kişiden oluşan Warhaus, yine korkusuz ve zevk peşinde. Geliyoruz son albüme, “Warhaus” a.

Albüm 13 Ekim 2017'de yayınlanıyor. İkinci albümün yaratım sürecinde Pascal Deweze ve Nightman’den Tijs Delbeke ile çalışıyor Warhaus, Kırgızistan'ın küçük dağlık bir bölgesinde.
“Mad World” ile “Belki de sadece sığım, çünkü evet itiraf etmeliyim,
Çoğunlukla sahip olduğun vücut için seni seviyorum.” diyecek kadar umursamaz ve dediğini sakınmayan bir adam var. Şarkının iç tempoları ve yaylılarla birlikte olan ani modülasyon hiç de kulağı tırmalamıyor. Şarkının en lezzetli son otuz saniyesi oluveriyor.
Geliyoruz “Love's a Stranger” şarkısına. Sadece akılda kalan nakarat değil bu şarkıyı en sevilen ilan ettiren aslında. Yaşanmış bir hikayesi var Maarten tarafından. Turne sırasından Fransa'da tanıştığı zengin ve evli bir kadınla tek bir gece geçirdikten sonrasındaki hisleriyle alakalı. Kadının tutkusundan etkilenip yazdığı bir şarkı bu.
“Ve ne kadar bükülebileceğini bilmek istiyoruz.
Sadece ne kadar bükülebileceğini bilmek istiyoruz.
Aşk bir yabancı
Seni tekrar görene dek.”
“Well Well” isimli şarkıda oldukça soru soran bir erkeğin iç sesi ve kendince kendine verdiği cevaplar bulunuyor. Daha fazla ne yapabileceğini bilmediği için resti de çekebilen bir adamın şarkısı. Keyifli gitar ve ritm turlarına da çıkıyoruz şarkı esnasında. Düzenlemesi oldukçe titizlikle yapılmış bir şarkı.
“Şık bir şekilde
Anlıyormuş gibi görünmeye çalışacağım.
Bir erkekten ne istiyorsun.”
Albümde bir diğer dikkat çeken enstrümalar anlamında da dikkat çeken şarkı “Dangerous” Bu sefer back vokalde değil, düette yanında yer alıyor Sylvie Warhaus'un.
“Eğer ruha dokunmak istiyorsan, o zaman sert dokun
Ama eğer ona yanlış dokunursan, o zaman parçalanır.”
“Fall in Love With Me” isimli şarkıyla henüz bilmediğimiz bir vedaya yaklaşıyoruz. Bu şarkı albümün ve Warhaus'un vedasında yer alan son parça.
“Bana aşık olmana asla izin veremeyeceğimi biliyorsun.
Kendini kalbimin derinliklerine itiyorsun.”

14 ve 15 Eylül'de iki gün arka arkaya Salon İKSV'de seyrettiğimiz Warhaus, hemen akabinde 2 albüm ve 160 konserden sonra, 19 Eylül'de yolculuklarının sonuna geldiklerini duyurdu. Bu üzücü haberi verirken de “Balthazar için takipte kalın !” diyerek az da olsa hayran kitlelerinin acısını azaltmış oldu.
Maarten ve J. Bernardt işbirliği ile Balthazar 2019'da Fever ile dönüş yaptı.
Türk hayranlarının yakından takip ettiği Warhaus'u, Balthazar olarak da izleyebilmek ve konserlerinde buluşmak dileğiyle.
Pınar Azizoğlu
