Önümüzde iki yol var ve seçim şansımız olmasına rağmen biz kendi yolumuzdan değil de başkalarının yolundan gidiyoruz. Başkalarının adımlarını takip ediyoruz. Kendi ayak izlerimizi oluşturmuyor, başkalarınınkini takip ediyoruz. Kendi yolumuza ışık olabiliriz ama başkalarının yolunda ışık arama hakkımız bile yok. Onlar yolu ne kadar aydınlatırsa yetinmek zorundayız. Kendi yolumuzda olsaydık ışığı sonuna kadar açabilirdik.
Başkalarının yolunda kazalar oluyor, zincirlemeler birbirini kovalıyor. Çünkü herkes başkasının yolunda yürüyor. Kendi yolundan sapıp bilmediği yollara giriyorlar. At gözlüklerini çıkartıp etrafına baksalar fark edecekler yoldan saptılarını. Kaybolmuşlar ancak kendilerinde bulunabilirler. Başkası bulamaz. Kimse size kaybolduğunuzu söylemez, siz fark etmelisiniz. Umarım fark ettiğiniz zaman çok geç olmadan yolu tamamlamamış olursunuz. Ne kadar süre geçerse geçsin kendi yolunuzu bulduğunuz an hayatınız o zaman başlayacak. Kaç yaşında olursanız olun, önemli olan yoldan dönüp kendi yolunuzu yapmanız. Hayat bir yolcuktur, iyi yolculuklar. Kendi hayatınızın şoförü olup yolu kendi istediğiniz güzargahta tamamlayın.