Herkes Her Zaman İyi Midir?

Yorum · 1354 Görüntülenme · Okuma Süresi: 2 dakika

Bugün içimizde bir mahkeme kuralım, kendimizi de orada yargılayalım!

Haydi bakalım bugün dürüstlük günü. Bugün içimizde bir mahkeme kuralım, kendimizi de orada yargılayalım..

Sorun bakalım kendinize, herkes her zaman iyi insan mıdır? Bu soruma evet diyecek insanların olduğunu seziyorum. Fakat sizi uyarmak isterim arkadaşlar, insanlarda kendi iyi niyetinizi aramayı bırakırsanız, yaşamınız sizin için daha az riskli olacaktır.

 

Hayatımız boyunca yüzlerce farklı durum ile karşı karşıya kalacağımız zamanlar olacaktır. İnsan en kolay, nelere karşı nasıl bir tavır sergileyeceğini bildiği zamanlarda doğru şekilde ilerleyebiliyor. Ben pek başarılı değilim bu konuda. Hayatım boyunca kişiliğinden emin olduğum insanlardan gördüğüm bütün olumsuz yaklaşımlar için istemsizce hep “belki öyle yapmak istememiştir, o öyle biri değildir” şeklinde düşündüm. Bu düşüncemin beni o kadar zor durumlarda bıraktığı zamanlar oldu ki bazı anlarda “Nöbetçiler! Atın bu herkes iyidir düşüncesini dışarı!” diye çığlık atasım geldi. Artık bu kadar aşırıya kaçan iyi niyetimi ne kadar törpülemeye çalışsam da elbette kendimi tümden değiştirmem çok zor. Yine de yavaş yavaş insanların, en azından bizim sandığımız kadar iyi niyetli ya da iyi kalpli olmadığını öğrenmek için gösterdiğim çabamı yok sayamam.

 

Peki tam tersini düşünmek, herkesten her şeyi bekler duruma gelmek de çok mu doğru bir davranış biçimidir? diye sorarsanız içinizden ben onu da cevaplayayım, çok çok kötü bir davranış aslında. Vicdanımız bu önyargıyla rahat edecek mi? Eee bu nasıl iş böyle? Ya herkese iyi niyetli yaklaşmayı deneyip yanılacak, kırılacaksınız ya da bahsettiğim gibi herkesten her şeyi bekleyecek, güvensiz ve şüpheci bir insan olacaksınız ki bu da aslında korkunç bir şey. Kim olduğu fark etmeksizin, birilerinin her söylediğinden şüphe duymak, her sözünün yalan olduğunu düşünmek de insanın ruhunu ve kalbini yaşlandırıyor. Ama bu da böyle bir durum işte. Dengeyi sağlayamadığımız her an bu çıkmaza girebiliyor ve yanlış olan iki taraftan birini seçmek zorunda kalabiliyoruz.

 

Neyse neyse... Şimdi işin önyargı kısmını düşünmeyelim biz.

Yani diyeceğim o ki bazı insanlar size karşı zarar verici bir tutum içerisinde olabilir ve hatta bunu bilinçli olarak da yapıyor olabilirler. Bu, hiçbir zaman unutmamamız gereken bir gerçek. Aksi türlüsüne inanmak, o öyle değildir demek bana olduğu gibi size de zarar verir. Çünkü aslında o insanlar tam da ‘öyle’ insanlar. Sanıyorum ki ben sadece minicik bir belki’ye tutunuyor ve gerçeklerden kaçıyormuşum bunca zaman. Bizler yaşamımızda, karşımızdakileri genel olarak kendimiz gibi düşünüp ona göre hareket edebiliyoruz. İyisi mi biz, ne bu kadar iyi niyetli olalım ne de bundan korkup önyargılı bir insan haline gelelim. Biz en iyisi bu konuda sadece dengeyi sağlayabilelim.

Yorum