Son günlerde yazmakta yazamamakta utanç kaynağı oldu benim için. Düşüncelerim hızlandı ve iç sesimi susturamaz oldum. Ne yapacaģımı bilemeden öylece oturup kaldım yine bir köşede. Gerçekten insanoğlu acılar çeksin diye mi gönderildi bu gezegene bilemiyorum. Bu sefer egoistlik yapıp kendimden bahsetmeyeceğim ne de kurguladığım bir öyküyü sana anlatacağım. Sevgili okuyucu seni merak ettim umarım iyisindir. Olur da bu satırları okursan beni merak etme sevgili okuyucu, sen nasılsan bende öyleyim son günlerde. “Yalnız değiliz” diye umut ediyorum bizim için. Dün elime kalemimi aldım ( Kaleme 100 TL verdim bu arada.) bir hikaye düşündüm, bizi düşündüm ama yazamadım. Meğer ne kolaymış kurgusal hikayeler yazmak. Gerçek bir şey yazmak istedim, etimden ve kemiğimden türetmek istedim öykümü. Ne bir cümle ne de bir harf geldi aklıma donup kaldım öylece. Üzerimizdeki karabulutlara bağlıyorum bu eylemsizliği. Karabulutlar dağılınca ayyuka çıkacağız sevgili okuyucu, işte o zaman birbirimizi daha iyi anlayacağız. Sanırım tüm hücrelerim benden durmamı istiyor, zihnim hariç! Canım okuyucu kendine iyi bak, iyi bak ki doğacak güneşli günlerde birlikte üretebilelim.
Ara
Popüler Gönderiler
-
Nefes Alan Yer: Sahne
Yazar: Nisan Asel Karakaş -
Duygu Yüklü Apartman Basamağı
Yazar: Naz Aker -
Bekleme Sanatı
Yazar: Atıl Çakır -
Ölümlü Dünya
Yazar: Suna Özlem Mutlu -
BİR UNUTULUŞ HİKÂYESİ
Yazar: Damla