Bitmeyen bir viski kadehi gibi içtikçe sarhoş olamıyorum. Dinmiyor sesler, dinmiyor günlerim, yetmiyor sözcüklerim. Bitirdim kendimi, bitirebildim sonunda ancak gitmedi seslerim. Yallarım kesişmesin görmeyeyim seni. Ütopyamdın sen, karşıma çıksan bile sesinin hatırlayamaz oldum. Sessizliğim yeşeriyor içimde ve yavaş yavaş yiyip bitiriyor gibi görünüyor. Bir orman oldu ruhum ancak kontrolsüz büyüyor hayallerim.
Zaman tekerrür etseydi aynı hataları yapmazdım ancak o gemi bir daha aynı limanda durmaz. Yalnız değilim geçmişteki gibi kendimleyim. Sözsüz değilim artık kitaplarımla doldurdum ruhumu.
Hayatımdaki hiçbir şeyi unutmadım ancak ders aldım. Yine ve yine derslerden kaldım. Tembel oldum, tembelleştim. Aldatıyorum hayatımı, sessin gibi kendimi de unutuyorum. Sende herkes gibi silindin gittin, tarihin tozlu rafları bile hatırlamayaz seni. Unutur kitaplar adını, unutur kokunu İstanbul'un sokakları, unuturum seni aynı kendimi unuttuğum gibi. Belki yeni limanlarda tanırım kendimi. Çünkü unutturdun beni.
Sen artık Piraye isin ben ise Vera'yı arıyorum. Kadıköy rıhtımı gibi kendimle ve onunla yaşayacağım.
Öğreneceğim...